Hangi yıldı şimdilerde hatırlamıyorum ama bir gün tüm aile bir şarkının peşine düştük. İlkokula gidiyorum, eve geldim ve annemin dilinde bir şarkı durup durup ellerine sağlık diyor ama gerisini de tam hatırlamıyor. Biraz mırıldanma, birkaç sözcük ve radyoda sesini ilk defa duyduğu bir adam. Babam yorgun argın tarladan gelmiş annem tüm sevimliliğiyle ona da anlattı. Annem radyoda bir şarkı duymuş, içinde ellerine sağlık geçiyor ve daha önce dinlemediğimiz bir ses diye.
O zamanlar evde siyah aynı zamanda kasetçalar olan büyük bir radyo var. Kendimi bildim bileli annem nerede iş yaparsa o da onunla oraya gidiyor. İçimizden birimiz kendini hiphop’ a adasaydı omuzumuzda taşıyabileceğimiz cinsten bir radyo. Nedense küçüklük hallerimi hep annem, ben ve radyo ile mutfakta hayal ediyorum. Bir kısmından sonrasını hayal etmeme gerek kalmıyor zira hatırlıyorum. Tezgahın üzerinde ben, ayaklarım tezgahtan sallanırken yanımda o siyah radyo ve nedense genelde Kayahan şarkıları ve tabi annemin yumuşak ve şarkıya çok derinden eşlik eden sesi.. Bence başka bir zamanda ve başka bir evde doğsaydı annem kesinlikle şarkıcı olmak isterdi ya da ben onu hep öyle hayal ederdim.
Neyse işte o gün annemin dinlediği bir şarkı var ve hepimiz onun peşindeyiz. Bildiğimiz şeyler çok kısıtlı yeni, bir adam söylüyor ve içinde ellerine sağlık geçiyor. Şimdilerde olsa hemen annemin mırıldanmasını uygulamaya dinletir ve şarkıyı bulurduk ama o gün tek şansımız radyoda ya da televizyonda yeniden çalmasıydı. Böyle anlatınca kendimi savaş gazisi gibi hissettim ama artık nostalji yapabilecek yaştayım sanırım.
Değerli nostalji severler, akabinde diğer gün annem ile yatak odasını toplarken ev telefonu çaldı. Babam “ çabuk radyoyu açın diye bir kanal ismi söyledi” İşte o şarkı radyodaki adam yumuşacık sesiyle “ellerine sağlık hadi kutla durma bu zafer senin, yüreğine sağlık yalan dünyada tek zaferin” diyordu. Bu mevzudan sonra annem çok uzun bir süre Yalın’ ın tüm başarılarından kendine pay çıkardı. Sanki o gün bize onu dinletmemiş de Yalın’ ı inşaatta şarkı söylerken keşfedip Un Kapanı’ na götürmüş gibi her seferinde büyük gururla sonuna kadar dinletti.
Cozutuk nereden çıktı bu Yalın nostaljisi derseniz, biraz önce Yalın’ ın bir konser kaydına denk geldim bu şarkıyı söylemeden önce artık “ bir zamanlar sevdiğim birine zalim diyemeyecek kadar büyüdüm, ellerine sağlık diyelim” dedi. Ben de büyüdüğümü ve o çocukluk evimin çok uzakta kaldığını fark ettim. Ama yine de büyük bir evde çoğunlukla mutlu bir çocukluk geçirdiğimi, çocukluk evimin şu anki hayalperestliğimi bazen fazla iyimserliğimi bana armağan ettiğini fark ettim.
Hayat hep bir ritimde aynı duyguda devam etmiyor. Ama çoğumuzun aklına kazınan çocukluk anılarımız, evlerimiz, kokularımız, seslerimiz var. Hayatları, benim o zamanlar düşündüğümden çok çok zor olan annem ve babamın bir şarkının peşine düşecek kadar romantik oldukları zamanları, birbirlerini, hayatı, yaşamayı ve kendilerine ait şeyleri sevdiği ve bunları birbirleri ile paylaştığı o ev benim aklımdan ara ara çıkıyor. Nedense bunun yerine daha karanlık anılar geliyor ama bugün ne kadar büyüsem de bir şarkıyla o anlara döndüm. Bundan sonra da Küçük Prens’ in gülünü koruduğu o fanus gibi bazı anları, mutlu çocukluğumu, sevdiklerimin sevdiği şeyleri o fanusta korumaya ve kendi evimin en güzel köşesinde tutmaya karar verdim. Ne de olsa bir çoğumuz sevdiklerimize zalim diyemeyecek kadar büyüdük ya da öyle sanıyoruz. Sevgilerle
Cozutuk

Mutluluğun Resmi- Abidin Dino
Yorum bırakın