BALKONDA

Yaşamın anlamı nerede, kimin avucunda saklı, nasıl geçecek bu kendini arama hissi bilmiyorum ama yollara gizledikleri bir şeyler olduğu kesin.

Hep aynı döngünün içinde yuvarlanırken uyandım. Uyandıktan sonra bir daha aynı rüyayı göremem diye korktum. Gel gör ki görmedim de. Kalbimin daha hızlı çarptığı günleri özlemekle geçen günlere üzülürsem nankörlük olur mu diye sordum. Cevap veren olmadı. Sonra gözümü açtığımda o balkondaydım. Ne ileri ne de geri gidebileceğim o balkona hapsolmuştum. Şimdi, burada her şeyi konuşabiliriz. Bugün içimizde kalan ne varsa anlatmamak büyük kayıp olur. Sevgiden de nefretten de bahsetmenin tam sırası!

Ama izin ver boynumun bağımsızlığını ilan edip gereksiz kasılmasına engel olmak için önce birkaç dakika kendimle yalnız konuşayım. Koca bir demlik çay demlemek de bunun bahanesi olsun.  Balkona olabildiğince geç gelmek için, ikimize bir aşirete yetecek kadar çay demlerken; kendimi, konuşmamak için yemek yapan kadınlar gibi hissettim. Bazı uzun sofralar da böyle kurulur nihayetinde. Kimsenin canının çay içmek istediği yok aslına bakarsan da alışkanlık işte. Hapşıran kişiye çok yaşa demek gibi. Halbuki çok sev de diyebilirdik.

Buradayım. Her ne olduysa yine de farklı olsun istemezdim. Yaşadıklarım, sevdiklerim, korkularım, inançlarım, dualarım, çaresizliklerim olmasaydı şuan bunları düşünüyor olmazdım. Kalbimin var olduğuna bu kadar inanmazdım. Üzüldüğüm tek şey içimde bir şeylerin ve en çok da kendimi ifade etme biçimimin körelmesiydi. İşin erbabı birine sorsaydım uzun süreli inkardan derdi ama sormadım.

Bu balkonda, sanki tüm dünyamızın sığdığı ve bunun benim bir düşüm olduğu bu balkonda tüm gizlerimi anlatmak istedim sana.

  • Keşke böyle olmasaydı.
  • Ne değişirdi ki !

Çayını usulca içerken tüm anlatma hevesim birden kaçtı. En son hatıramızın bu olacağını bilmek bir karadelik gibi içine çekti her şeyi.

  • Haklı ve mutlu olduğunu görünce üzüldüm. Kötü bir insan mı yapar bu beni?

Bakma öyle. Biraz daha mutlu olabilirsin. Şimdi şu masadan kalkmak istiyorum, kalkamıyorum. Sahilde oturuyorum, gidemiyorum, bekliyorum.

Umudumuz bitmiştir Rafet Bey. Siz başlayın şarkıya ben burada bekliyorum !


Cozutuk Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorumlar

Yorum bırakın